Yıl boyunca her yerde bulabileceğiniz Adaçayı bitkisini ister toz olarak, ister kuru yapraklar hâlinde tüketebilirsiniz. Uluslararası Bitki Derneği tarafından 2011 yılında “Yılın Bitkisi” seçilen Adaçayı, mutfağınızın vazgeçilmezleri arasında olması gerekiyor. Neden mi, çünkü sayısız faydaya sahip. Gelin, Adaçayı ve faydalarını birlikte inceleyelim.

Adaçayı;

  • Beyin fonksiyonlarını geliştirerek, beynin sistemli çalışmasına yardım eder. 
  • Boğaz ağrılarının ve gribal enfeksiyonların tedavisinde kullanılır.
  • Kalp sağlığını korumaya yardımcıdır, kalbin sistemli çalışmasını sağlar.
  • Depresyona, sinirliliğe ve strese iyi gelir.
  • Saçlardaki akların daha geç ve daha az çıkmasını sağlar. 
  • Kan şekerini dengelemede yardımcıdır.
  • Enfeksiyon hastalıklarına karşı vücudu korur.
  • Antioksidan görevi görerek vücuttaki zararlı toksinlerin dışarı atılmasını sağlar.
  • Düzenli kullanımda baş ağrılarını azaltır. 
  • Alzheimer hastalığına iyi gelir, hafızayı güçlendirici bir etkiye sahiptir.

  • Ağız içinde oluşan aftların tedavisinde kullanılır.
  • Menopoz döneminde bayanların yaşadıkları sıkıntıları azaltır.
  • Karaciğeri arındırır.
  • Mantar adı verilen cilt problemlerini önleyici etkisi vardır.
  • Romatizma dolayısıyla oluşan iltihaplara iyi gelir. 
  • Kolesterolü dengeler.

PEKİ ADAÇAYI NASIL KULLANILIR?

Ülkemizde Adaçayı bitkisi genellikle çayı yapılarak tüketilir. Eğer kurusunun çayı yapılacaksa haşlandıktan sonra 10 dakika, tazesinin çayı yapılacaksa haşlandıktan sonra 5 dakika demlenmeye bırakılır, sonrasında süzülerek suyu içilir.

Gargara yapılarak da tüketilebilen Adaçayı, hoş bir koku vermesi sayesinde yemeklere ve çorbalara da konulmaktadır.

**Uzmanlar tarafından, tüm bireylerin günde 1-2 fincan Adaçayı tüketilmesi önerilmektedir. Mutfağınızdan Adaçayını eksik etmeyin, sağlık problemlerinizden kurtulun.